YENİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ:

GÜÇLÜ AHM, GÜVENDE AVUKAT

Bütün insanlar, bir sosyal bedenin üyeleridir ve bu sebeple birbirine bağlıdırlar.

Bu karşılıklı bağ, herkesi diğerinin yükümlülüğüne de karıştırır.

[Mustafa Kemal Atatürk]

 

   Fransız Sosyolog Émile Durkheim’ın da ifade ettiği üzere, farklılaşmış bir toplumdaki her bir unsur, organik dayanışma sistemlerini karakterize eden farklılaşmış ve uzmanlaşmış görev ve rollere eşit önemde bağlı oldukları hâlde, ortak kolektif rutinlere daha az bağlıdırlar. Bu tür bir sistemde, müşterek noktaları daha az olmasına rağmen bireyler, karşılıklı olarak birbirlerine çok daha güçlü bir şekilde bağımlıdırlar. İş bölümünün geliştiği ve organik dayanışmanın ortaya çıktığı bu sistemde, bireylerin birbirlerine daha fazla bağımlı hâle gelmelerinin ve aralarındaki dayanışma ağlarının giderek gelişmesinin nedeni, onların hayatın farklılaşmış yönlerine ve uzmanlaşmış faaliyetler içine dâhil olmalarından ileri gelir.

 

   Barolardaki Merkez ve Komisyonların oluşumu da bu yaklaşımla benzerlik göstermektedir. Dünya görüşleri, hayatı okuma biçimleri, yaşamdan beklentileri farklı olan ancak ortak bir kimlik etrafında toplanan bireylerin, yani avukatların ortak çıkarlarını koruyan organizma olan Barolar, iş bölümü anlayışından yola çıkarak, farklı uzmanlık bilgileri gerektiren konulara aşina avukatları bir masa etrafında toplama iradesini ortaya koyabilmelidir. Tıpkı bir insanın vücudu gibi…

 

    İnsan vücudunda nasıl ki her bir organ farklı görevleri icra ediyor, farklı becerileri sergiliyorsa, Merkez ve Komisyonlar da Baroların birer organı olarak bu farklılaşmada farklı misyonlar edinmelidir. Nihayetinde insan vücudundaki her bir organın farklı görevlerinin olması, nihai amacın bedeni ayakta tutma ve yaşatma olduğu hakikatini değiştirmez. Baroların Merkez ve Komisyonları da Baroları hayata bağlayan organlarıdır.

 

   Baroların Merkez ve Komisyonlarının her birinin, insan vücudundaki farklı organları temsil ettiğini varsayacak olursak, Avukat Hakları Merkezinin kalp olduğunu yadsıyamayız. Bir insan belki tek böbrekle yaşayabilir, belki safra kesesi olmadan hayatını devam ettirebilir, tek kolu ya da tek bacağı varken denktaşlarına göre daha kalitesiz de olsa bir yaşam sürdürebilir. Barolar da belki bazı Merkez ve Komisyonlardan mahrum olurlarsa bu mantıkla yoluna devam edebilir. Ancak nasıl ki bir insan kalbi olmadan yaşayamazsa, Barolar da Avukat Hakları Merkezi olmadan ayakta kalamaz.

 

    Elbette ki sağlıklı bir yaşam sürmenin ön koşullarından biri de sağlıklı çalışan bir kalptir. Kalpte yaşanan her sorun, diğer organların da işlevini zamanla yitirmesine yol açabilir. İşte Barolarda da Avukat Hakları Merkezi’nin güçlü bir yapıya kavuşturulamaması, Baronun bütün mekanizmasını altüst edebilir.

 

   İzmir Barosu’nda da uzun yıllardan beridir Avukat Hakları Merkezi’nin yapısında ciddi sorunlar bulunmaktadır. Bazı özverili meslektaşlarımızın azim ve çalışkanlığına terk edilen Avukat Hakları Merkezi’nin nüfusu bugün çift haneli sayıda bile değildir. Avukatların Barolarına rağmen kendilerini yalnız hissetmelerinin en temel sebeplerinden biri de budur. Bu sebeple Merkez’in yapısının revize edilmeye ihtiyacı vardır.

     Avukat Hakları Grubu İzmir olarak yönetime gelir gelmez öncelikli konular arasına alınacak bu sıkın-tının kronik bir soruna dönüşmeden çözüme kavuşturulması amacıyla “Güçlü AHM, Güvende Avukat” mottosuyla yola çıkılacaktır. Merkez’in yapısındaki revizyon planı şöyledir:

12.png

    İzmir Barosu Avukat Hakları Merkezi’nin yapısal problemlerinin giderilmesi adına evvela Merkez yeni bir Yönergeye kavuşturulacak. Çalışma usul ve esaslarının belirleneceği bu Yönergede, Merkez’in hiyerarşik durumu da ortaya konulacak.

           

    Merkez’in Divan kurulu 1 başkan, 1 genel sekreter ve 3 divan üyesinden teşekkül edecek şekilde kurulacak. Divan Başkanı doğrudan Baro Başkanı olacak. Yani AHM'den sorumlu bir yönetim kurulu üyesi seçilmeyecek, Baro Başkanı doğrudan AHM Başkanı da olacaktır. Zira biz inanıyoruz ki Baro Başkanının asli vazifesi avukatın yanında olmaktır. 

 

    Avukatların mesleki faaliyetleri sebebiyle karşı karşıya kaldıkları soruşturma veya kovuşturmalarda Baro, aynı konuya ilişkin avukat hakkında disiplin soruşturması da olması halini, davalara Baro kimliği ile müdahil olunmasının önünde bir engel olarak değerlendirmekte, bu tip durumlarda talep halinde sadece gözlemci avukat görevlendirilmektedir. Öyle ki her duruşmadan önce talep edilmediği durumlarda gözlemci dahi görevlendirilmemektedir. Yani Baro, avukatının durumunu, talep olmaksızın takip etmemekte, yani avukatı yalnız bırakmaktadır. Bu uygulamaya son verilerek, avukatın söz konusu soruşturmalarda şüpheli veya müşteki; kovuşturmalarda sanık veya katılan olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirme yapılması modeline geçilecek.

 

    Merkez tarafından tertiplenecek eğitimleri alacak avukatlar, CMK’da ayrı görevlendirme listelerine kaydedilecek. Nasıl ki Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) görevlendirmelerinde Çocuk Hakları Merkezi tarafından tertiplenen eğitimleri almak o alandaki görevlendirmelerde avukat olabilmek için zorunlu tutuluyorsa, avukatlara ilişkin görevlendirmelerde görev almak isteyen avukatlara da ayrı birer eğitim verilerek CMK listelerinde ayrı listeye kaydedilecek. Eğitim alarak CMK Avukat Görevlendirmesi listesine, yani Destek Birimi’ne kaydedilen avukatlar, AHM’nin de doğal üyesi sayılacak. Avukatlarca soruşturma veya kovuşturma aşamasında AHM’den destek istenen durumlarda, bu listede kaydedilmiş olan ve aynı zamanda AHM üyesi olacak olan avukatlarca vekil sıfatıyla destek olunacak ve böylece görevi alan avukatlara CMK Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen tutar kadar Başsavcılıklarca görev ücreti ödenmesi de sağlanacak. Bu yolla hem AHM’nin mevcudu arttırılacak, hem avukatların destek talepleri cevapsız kalmayacak, hem avukatlara bu görevleri sebebiyle ödeme yapılmasının önü açılacak, hem de tüm bu süreç Baro kasasına mali yük getirmeksizin çözülmüş olacak.

 

    Yukarıda belirtilen tipte görev almak isteyen avukatların almaları zorunlu olan eğitimler AHM’nin Eğitimi Birimi tarafından tertiplenecek ve icra edilecek. Eğitim Birimi’nde görev alacak avukatlar, dar grupçulukla değil, liyakat prensibi göz önünde bulundurularak belirlenecek. Gerektiğinde AHM Divanı tarafından alınacak kararla, eğitmen adayları da ayrı bir eğitime tabi tutulacak ve böylece eğitmen misyonlarına destek sağlanacak. Eğitim Birimi tarafından ayrıca gelecek dönemde eğitmen olabilecek avukatların gerekli yetkinlik ve bilgide olabilmelerine dönük “Eğitmen Eğitimleri” icra edilecek.

 

    Öte yandan avukatların, adliyelerde yaşadıkları sorunlarda AHM’nin anlık destek olabilmesi adına günlük AHM nöbeti tutulması esasına geçilecek. “Nöbet Birimi” olarak adlandırılan bu listeye, AHM eğitimi almış avukatlar kaydedilecek. Bayraklı ve Karşıyaka olmak üzere iki bölgeye ayrılacak olan İzmir'de, her bir bölgenin ayrı nöbetçi avukatı olacak. Listedeki avukatlar, adli yardım birimleriyle eş zamanlı olarak görevlendirildiği bölgede nöbet tutacak ve nöbet ücretleri de Adli Yardım ve CMK ödeneğinden karşılanacak. Nöbet kesintisiz ve tam gün icra edilecek. Böylece adliyede tutanak tutulması, avukatın yaşadığı sorunların kayıt altına alınması, talep halinde duruşmada gözlemci olarak bulunulması veya mesleki destek sağlanması gereken konularda, nöbetçi avukatlarca derhal destek talebinde bulunan avukatın yanına intikal edilebilecek.

    AHM’nin yapısını güçlendirecek bu adımlar, sahada her daim göreve hazır avukatların var olmasını sağlarken, mesleki dayanışmayı üst seviyeye çıkararak avukatların, adliyenin hiçbir biriminde, hiçbir soruşturma veya kovuşturmada yalnız kalmamasını da sağlayacak.

 

     Çünkü Güçlü AHM, Güvende Avukattır…