ÇOĞULCU YÖNETİM - GÜÇLÜ DEMOKRASİ:

BARO MECLİSİ

Demokrasi demek, “ben de senin kadar iyiyim” değil;

“sen de benim kadar iyisin” demektir.

[Theodore Parker]

 

 

    Siyasi denetimin doğrudan halkın elinde bulunduğu yönetim sistemi olan demokrasinin güç kazanabilmesinin yolu sadece yurttaşın oy hakkının tesis edilmesi ile sağlanamaz. Bir ülkede işlevsel bir demokrasiden bahsedebilmek için tüm kurumların, sivil toplum örgütlerinin, küçük veya büyük halk kitlelerinin, onları temsil eden yapıların da aynı demokratik geleneği benimsemesi ve bu gelenekleri ileri götürecek bir hal tarzı benimsemesi gerekir.

 

     Hukukun üstünlüğünü savunmakla görevli baroların da bu anlamda demokrasiye hizmet etmek adına evvela kendi yönetim anlayışını demokratikleştirmesi gerekir. Oysa bugün barolar, bir başkan ve on kişilik yönetim kurulunun inisiyatifine terk edilmiş durumdadır. Bu durum her ne kadar mevzuattan kaynaklı olsa da baro yönetimlerinin mevzuata aykırı olmayacak politikalar geliştirerek demokrasiye hizmet etmelerinin önünde bir engel bulunmamaktadır.

 

       Kaldı ki demokrasinin olmazsa olmaz kriterleri arasında bulunan “katılım hakkı” katılım hakkı sade-ce seçme ve seçilme hakkı olmayıp, kişilerin kendileriyle ilgili süreçlere aktif bir şekilde dahil olması, görüşlerini değişik kanallarla ifade etmesidir. Katılım hakkının tesis edilebilmesinin yolu da buna özgü kuralların hayata geçirilmesi ile mümkün olur.

      Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olan barolarda, çok farklı görüş ve kanaatleri barındı-ran avukat örgütlerinin ve gruplarının olduğu gerçeği göz ardı edilemez. Bu çoğulcu yapı, demokratik kazanımları güçlendirmek adına bir fırsattır ve bu fırsatın değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu anlamda azınlıkta kalan grupların görüş ve önerilerini dikkate almanın baro yönetimini güçlendireceği dikkate alınmalıdır.

     Sivil toplum örgütleri bakımından en demokratik yapının ise çoğulcu demokrasi ile tesis edilebi-leceği kanaatimizce mutlaktır. Bu çoğulcu demokrasiyi fiili olarak hayata geçirmenin yolu ise baro yönetiminde tüm avukatların söz sahibi olabileceği bir yapı oluşturmaktır. Bu yapının adı da “Baro Meclisi”dir.

14.png

    Avukat Hakları Grubu İzmir olarak yönetime gelinir gelinmez ilk yapılacak şey, İzmir Barosu mensubu avukatların ve azınlıkta kalan avukat gruplarının Baro yönetiminde söz sahibi olmasını sağlayacak, çoğulcu demokrasi anlayışıyla oluşturulmuş bir Baro Meclisi kurulması olacaktır.

    Meclis yapısal olarak Genel Kurul ve Başkanlık divanından teşekkül edecektir.

 

  Genel Kurul; Baro Başkanı, Yönetim Kurulu üyeleri, Disiplin Kurulu Başkan ve üyeleri, Denetleme Kurulu üyeleri, TBB Delegeleri ve TBB organlarında görev alan avukatlar, ilçe temsilcileri, merkez, komisyon ve kurulların başkan ve yürütme kurullarından 2 kişi olmak üzere 3’er kişi, stajyer avukat temsilcileri, önceki dönem Baro Başkanları, baro genel kurulunda seçimi kazanan gurubun aldığı oyun 200 sayısına bölünmesi sureti ile (0,50 ve üzeri küsuratlar tama iblağ edilir) grup üyesi avukatlar arasından seçerek Baro Meclisi Divan Başkanlığına isimlerini bildirecekleri üyeleri, seçimi kazanan grubun dışında seçime katılan tüm kişi ve grupların aldıkları oy sayısına göre, 200 oyun 1 üye ile temsili hesaplanmak sureti ile (0,50 ve üzeri küsuratlar tama iblağ edilir) başkan adayı, yönetim, disiplin ve denetleme kurulları ile TBB delege adayları arasından seçerek Baro Meclisi Divan Başkanlığına isimlerini bildirecekleri üyeleri ile teşekkül eder.

 

     Genel Kurulun görevleri şunlar olacaktır:

  • Baro Meclisi Başkanlık Divanı’nı seçmek ve azalma olursa tamamlamak

  • Gündemindeki konuları görüşmek, gerekli gördüğü tavsiye kararlarını alarak Baro yönetim kuruluna sunmak

  • Baro Yönetim Kurulu’nun istemiyle gündeme alınan konular hakkında görüş oluşturup tavsiye kararı almak

  • Bir sonraki toplantıda görüşülmesini istediği konuların gündeme alınmasına karar vermek

  • Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve mesleğin gelişmesi yönünde Baro tarafından yapılması gerektiği düşünülen konularda görüş ve öneriler sunmak

 

     Baro Genel Kurullarının icrasından sonra komisyon, kurul ve merkezlerin oluşmasından itibaren en geç iki (2) ay içinde ilk toplantısını icra edecek olan Baro Meclisi, ikişer aylık periyotlar ile Meclis Başkanlık Divanı çağrısına istinaden toplantılarını icra edecektir.

 

     Genel Kurulun kendi üyeleri arasından (Baro Başkanı, Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurulu üyeleri hariç olmak üzere) seçeceği, bir başkan, bir genel sekreter ve üç üyeden teşekkür edecek Başkanlık Divanı ise aşağıdaki görevleri ifa edecektir:

 

  • Baro Meclisi Genel Kurulu’nu en çok 2 ayda bir toplamak, gündemi hazırlamak ve meclis üyelerine duyurmak

  • Baro Meclisi Genel Kurul kararları ile ilgili gelişmeler ve yapılan diğer çalışmaları hakkında

  • Baro Meclisi Genel Kuruluna bilgi sunmak

  • Baro Meclisi çalışmalarını meslektaşlara duyurmak

  • Baro Meclisi Genel Kurulu’nun vereceği diğer görevleri yapmak

  • Görevin gerektirmesi halinde, Baro merkez, kurul ve komisyonlarıyla koordineli olarak çalışacak geçici alt çalışma grupları oluşturmak

  • Gerekli kayıt ve belgeleri tutmak

  • Meclis tarafından alınan kararları Baro Yönetim Kuruluna sunmak ve kararların gereklerinin yerine getirilmesini takip etmek

 

    Oluşturulacak bu Meclis, her bir avukatın Baro bünyesinde hakkaniyetli temsilini sağlarken, Barodaki yönetim yapısını güçlendirecek, farklı görüş ve kanaatlerin Baroda söz sahibi olmasını sağlayacak, Baronun demokratik yapısını güçlendirecektir.